-1- -2- -3- -4- -5- -6- -7- -8- -9- -10- -11- -12- -13- -14- -15- -16- -17- -18-
9-1
Yüce Tanrı şöyle dedi: Sevgili Arjuna'm, kıskanç olmadığın için sana bu en gizemli bilgiyi ve uygulamasını açıklayacağım, onu bilerek maddi dünyadaki acılardan kurtulacaksın.
Açıklama: Bu ayette Krişna, Arjuna'ya en gizli ruhsal öğretiyi, en yüksek ruhsal bilgi ve kendini gerçekleştirme biçimini öğretmeye başlıyor. Krişna, bunu Arjuna'ya açıkladığını söylüyor çünkü Arjuna kıskanç değil, bu da Arjuna'nın temiz kalbini ve bu bilgiyi almaya hazır olduğunu gösteriyor. Bu bilgi ve uygulaması Arjuna'nın maddi varoluşla ilgili acılardan kurtulmasını sağlayacak ve Arjuna şimdi maddi dünyadaki acılardan kurtulmak için en gizli bilgiyi ve uygulamasını öğrenmek istiyor.
9-2
Bu bilgi, bilginin kralı, tüm sırların sırrıdır. En saf bilgidir ve doğrudan kendini gerçekleştirme deneyimi sağladığı için tam bilgidir. Ebedidir ve öğrenilmesi neşe verir.
Açıklama: Bu ayette Krişna, Arjuna'ya açıkladığı en yüksek ruhsal bilgi hakkında ayrıntılı bir açıklama sunuyor. Bu bilgi özeldir ve bir dizi benzersiz özelliğiyle öne çıkar.
9-3
Bu adanmışlık hizmetine ilgi göstermeyenler, ey düşmanları yenen, Bana ulaşamazlar. Bu nedenle bu maddi dünyada doğum ve ölüm yoluna geri dönerler.
Açıklama: Bu ayette Krişna, öğretisine inancı olmayan insanların doğum ve ölüm döngüsüne geri dönmeye mahkum olduklarını belirtiyor. Bu, ruhsal kurtuluşa giden yolda inancın ve bağlılığın önemini vurgular. Krişna, Arjuna'ya düşmanları yenen olarak hitap ederek, ruhsal düşmanların bile - inançsızlık ve şüphe - İlahi bilince ulaşmak için üstesinden gelinmesi gerektiğini belirtiyor.
9-4
Bütün bu evreni görünmez bir şekilde ben nüfuz ediyorum. Bütün varlıklar bende var, ama ben onlarda değilim.
Açıklama: Bu kıtada Krişna, tüm Evrende İlahi varlığını ve varlıklarla olan ilişkisini açıklıyor. Evren İlahi enerjiyle dolu olmasına rağmen, Krişna bireysel varlıklarla sınırlı veya bağlı değildir. Maddi dünyanın ötesindedir ve tezahür etmemiş kalır, ancak aynı zamanda tüm varlıklar O'nda var olur, ancak O onlarda değildir.
9-5
Yine de yaratılmış her şey bende değildir. Üstün gücümü gör! Bütün canlı varlıkları desteklesem ve her yerde olsam da, bu kozmik tezahürün bir parçası değilim, çünkü ben yaratılışın kaynağıyım.
Açıklama: Bu kıta, Tanrı'nın her yerde hazır bulunduğunu ancak maddi bağımlılıklardan arınmış olduğunu öğretir. Bu İlahi paradoksu anlamak, bir kişinin dünyevi bağlılıktan kurtulmasına ve İlahi ile ruhsal birliği hedeflemesine yardımcı olabilir. Tanrı'nın her yerdeki varlığını anlamaya ve aynı zamanda tüm maddi sınırlamaların ötesinde olduğunun farkına varmaya davet eder, çünkü tüm canlı varlıkları destekler ve her yerdedir, ancak aynı zamanda bu kozmik tezahürün bir parçası değildir, çünkü O yaratılışın kaynağıdır.
9-6
Tıpkı her zaman gökyüzünde bulunan güçlü bir rüzgarın her yere esmesi gibi, bil ki yaratılmış tüm varlıklar bende bulunur.
Açıklama: Bu kıtada Krişna, Arjunalı tüm canlı varlıkların O'nda nasıl var olduğunu anlamasına yardımcı olmak için, rüzgarın uzayda var olması ve aynı anda serbestçe hareket etmesi gibi bir örnek kullanıyor. Bu, Krişna'nın her yerde hazır bulunan doğasına ve Evreni ondan bağımsız kalarak sürdürme yeteneğine işaret eder ve bu örnek, Krişna'nın her yerde hazır bulunan doğasını ve Evreni ondan bağımsız kalarak sürdürme yeteneğini anlamaya yardımcı olur.
9-7
Ey Kunti'nin oğlu, çağın sonunda tüm maddi tezahürler doğama girer ve başka bir çağın başında gücümle onları tekrar yaratırım.
Açıklama: Bu kıtada Krişna, tüm maddi dünyanın ve tüm canlı varlıkların var olduğu ve yok olduğu kozmik döngüyü anlatıyor. Kozmik döngünün sonunda (uzun bir sürenin sonunda) tüm varlıkların O'nun doğasına döndüğünü ve yeni bir kozmik döngünün başında onları tekrar tezahür ettirdiğini açıklıyor.
9-8
Bütün kozmik düzen bana tabidir. Benim irademle tekrar tekrar kendiliğinden tezahür eder ve benim irademle sonunda yok edilir.
Açıklama: Bu kıtada Krişna, maddi doğaya tabi olan Evreni ve tüm canlı varlıkları nasıl tekrar tekrar yarattığını açıklamaya devam ediyor. Bu süreç döngüsel olarak gerçekleşir ve varlıklar doğanın gücü altındadır.
9-9
Ey Dhananjaya, bütün bu işler beni bağlamaz. Ben her zaman bu maddi faaliyetlere karşı kayıtsız, aşkın gibiyim.
Açıklama: Bu kıtada Krişna, Evrenin yaratıcısı ve sürdürücüsü olmasına rağmen, bu faaliyetlerden bağımsız ve özgür kaldığını açıklıyor. Tüm maddi faaliyetlerin ve sonuçlarının ötesindedir ve ilahi bağımsızlığını ve huzurunu korur. Krişna, Arjunalı Dhanañjaya (“zenginliklerin fatihi”) olarak hitap ederek, gerçek zenginliğin maddi bağlılık değil, ruhsal kurtuluş olduğunu hatırlatır.
9-10
Bu maddi doğa, enerjilerimden biri olan, benim rehberliğimde hareket ederek, ey Kunti'nin oğlu, tüm hareketli ve hareketsiz varlıkları yaratır. Onun yasalarına göre bu tezahür tekrar tekrar yaratılır ve yok edilir.
Açıklama: Bu kıta, Evrenin döngüsel gelişiminin Tanrı'nın rehberliğinde gerçekleştiğini öğretir. Olan her şey İlahi gözetimle ilgilidir. Evrenin sürekli değişmesinin ve gelişmesinin nedeni bu İlahi gözetimdir. İnsan, maddi doğanın eyleminin İlahi planın bir parçası olduğunun ve insanların bu planın bir parçası olduğunun farkına varmalıdır. Bunu anlayan insan, İlahi düzeni kabul edebilir ve İlahi ile birliği hedefleyebilir, maddi doğanın Tanrı'nın enerjilerinden biri olduğunu ve O'nun rehberliğinde hareket ettiğini anlayabilir. Krişna, Arjunalı Kunti'nin oğlu olarak hitap ederek Arjunanın bilgelik ve soyluluk mirasıyla olan bağlantısına işaret eder. Bu hitap aynı zamanda Arjunalı Krişna'nın Evreni yönetmedeki ilahi rolünü anlamaya teşvik eder.
9-11
Ahmaklar insan şeklinde geldiğimde beni küçümserler. Onlar, var olan her şeyin En Yüce Efendisi olarak aşkın doğamı bilmezler.
Açıklama: Bu kıtada Krişna, İlahi doğasını anlamaktan yoksun olan insanların, maddi dünyada insan şeklinde göründüğünde O'nu Tanrı olarak tanımadıklarını belirtiyor. Bu insanlar O'nun yüce özünü ve İlahi aşkın doğasını göremezler.
9-12
Bu şekilde aldananlar, şeytani ve ateist görüşlere yapışırlar. Bu saplantılı durumda, kurtuluş umutları, verimli faaliyetleri ve edindikleri bilgi yenilgiye uğrar.
Açıklama: Bu kıta, maddi arzularla yaşayan insanların ruhsal mükemmelliğe ulaşamayacağını öğretir. Yanılsamadan kaçınmak için İlahi hakkında bir anlayış geliştirmek ve bencilliğe ve maddeciliğe dayanan şeytani doğadan kaçınmak gerekir. Maddi yanılsamayı takip edenler ve İlahi gerçeği anlamayanlar, boşuna eylemlerine ve arzularına hapsolurlar ve böyle insanların kurtuluş umutları, verimli faaliyetleri ve edindikleri bilgi yenilgiye uğrar. Bu tür insanlar şeytani doğanın etkisi altındadır ve ruhsal anlayışa ulaşamazlar.
9-13
Ey Partha, aldanmamış olanlar, yüce ruhlar, ilahi doğanın koruması altındadır. Beni Tanrı'nın En Yüce Kişiliği, başlangıç ve tükenmez olarak bildikleri için kendilerini tamamen hizmete adarlar.
Açıklama: Bu kıtada Krişna, büyük ruhların nasıl davrandığını açıklıyor - İlahi doğayı gerçekleştirmiş ve kendilerini tam bir bağlılık ve O'na hizmet etme isteğiyle Tanrı'ya adamış olanlar. Bu insanlar Krişna'nın tüm varlıkların yaratıcısı ve değişmez Efendisi olduğunu anlarlar.
9-14
Beni her zaman yücelterek, yılmadan ve büyük bir azimle çabalayarak, önümde eğilerek, bu yüce ruhlar sürekli olarak sevgiyle Bana taparlar.
Açıklama: Bu ayette Krişna, kendilerini tamamen Tanrısal hizmete adamış kişilerin eylemlerini ve tutumlarını açıklamaktadır ve bu yüce ruhlar sürekli olarak Tanrı'yı sevgi ve bağlılıkla yüceltirler. Bu insanlar sürekli olarak Tanrı'nın yüceliğine ve ibadetine adanmışlardır ve bunu sarsılmaz bir kararlılık ve derin bir adanmışlıkla yaparlar.
9-15
Diğerleri ise bilgi geliştirerek adaklarda bulunarak, Yüce Rabbi teksiz tek olarak, çoklukta tezahür eden ve kozmik biçim olarak taparlar.
Açıklama: Bu ayette Krişna, insanların İlahi olana nasıl taptıklarına dair farklı yaklaşımları anlatır ve bu yaklaşımlar farklı anlama düzeylerini ve ruhsal gelişim aşamalarını yansıtır. Bu yaklaşımlar farklı olsa da, hepsi aynı İlahi kaynağa çıkar. Bazıları Tanrı'ya tek bir varlık olarak tapar, bazıları çokluk görürken, bazıları da Tanrı'yı her şeyi kapsayan Evrenin yüzü olarak anlar. • Bilgi ile adak sunmak – Bilgi adağı, insanların maddi bağlarını feda ettikleri ve İlahi hakkında bilgi aradıkları anlamına gelir. Bu yolu uygulayanlar kendilerini bilgelik ve anlayış yoluyla Tanrı'yı öğrenmeye adarlar. • Diğerleri Bana tapar – Krişna, insanların kendisine farklı şekillerde taptığını belirtir. Hangi ibadet biçimini seçerlerse seçsinler, hepsi O'na çıkar. • Tek Olan Olarak – Bazı insanlar İlahi olanı tüm varoluşun temeli olan birleşik bir güç olarak anlar. Tanrı'yı bölünemez tek bir varlık olarak algılarlar. • Çok Olan Olarak – Diğerleri İlahi olanda çeşitlilik algılar. Tanrı'yı farklı biçimlerde ve farklı şekillerde, tanrılarda veya ilkelerde tezahür eden yönlerde görürler. • Evrenin yüzü Olarak – Bazıları Tanrı'ya tüm Evrende mevcut olan her şeyi kapsayan bir güç olarak taparlar. Tanrı'yı her yaratılışın ve her varlığın özünde görürler. Bu ayet, Krişna'nın ister birlik ilkesine, ister çokluğa veya kozmik bir görüşe dayalı olsun, her türlü ibadeti kabul ettiğini gösterir. Krişna'nın kapsayıcı doğasını ve farklı inançları ve ruhsal yaklaşımları kapsama yeteneğini vurgular.
9-16
Fakat ritüel Benim, kurban Benim, atalara sunu Benim, şifalı bitki Benim, aşkın ilahi Benim. Ben aynı zamanda tereyağıyım ve Ben ateşim ve Ben sunuyum.
Açıklama: Bu ayette Krişna, her yerdeliliğini ve yapılan tüm adaklarla ve ritüellerle birliğini vurgular. Her bir adak ve ruhsal eylemin özü olduğunu ve her bir yönünde mevcut olduğunu gösterir, tüm ritüelin, kurbanın, adağın vb. kendisi olduğunu belirtir.
9-17
Ben bu Evrenin babası, annesi, sürdürücüsü ve büyükbabasıyım. Ben bilginin amacı, arındırıcı ve Om hecesiyim. Ben aynı zamanda Rigveda, Samaveda ve Yajurveda'yım.
Açıklama: Bu ayette Krişna, her yerdeliliğini ve her şeyi kapsayan doğasını vurgular. Tüm yaratılışın temeli ve tüm bilginin, kutsamaların ve ritüel uygulamaların arkasındaki temel ilke olduğunu açıklar.
9-18
Ben hedef, sürdürücü, efendi, tanık, mesken, sığınak ve en değerli arkadaşım. Ben yaratılış ve yok edilişim, her şeyin temeli, huzur yeri ve ebedi tohumum.
Açıklama: Bu ayette Krişna, her şeyin ve varoluşun kaynağı, sürdürücüsü, tanığı ve varılacak yeri olduğunu açıklayarak çok yönlü ve her yerde bulunan doğasını gösterir. Tam üstünlüğünü ve her şeyi kapsayan varlığını ortaya koyar.
9-19
Ey Arjuna, Ben ısı veririm, Ben yağmuru tutarım ve gönderirim. Ben ölümsüzlüğüm ve Ben kişileşmiş ölümüm. Hem varoluş hem de yok oluş Bendedir.
Açıklama: Bu ayette Krişna, tüm doğa ve varoluş döngülerinden nasıl sorumlu olduğunu açıklar ve hem varoluş hem de yok oluş olduğunu ve her şeyin O'nda bulunduğunu belirtir. Hem yaratılış hem de yok etme sürecinde mevcuttur ve doğası fiziksel dünyadan ölümsüzlüğe ve ölüme kadar her şeyi kapsar.
9-20
Vedaları inceleyen ve ilahi içeceği içenler, cennet varlıklarının yaşadığı gezegenlere özlem duyarak, Bana dolaylı olarak taparlar. Günahkar sonuçlardan arınmış olarak, ilahi zevklerin tadını çıkardıkları dindar gezegende doğarlar.
Açıklama: Bu ayette Krişna, üç Vedayı öğrenmiş ve cennet krallığını arayarak ritüeller ve adaklar yapan kişilerin cennette ödüllendirildiklerini ve ilahi zevklerin tadını çıkardıklarını ve Tanrı'ya dolaylı olarak taptıklarını açıklar. Ancak bu insanlar, sonsuz kurtuluş yerine geçici bir zevk olan cennet krallığındaki geçici faydaları ararlar.
9-21
Böylece, geniş cennet duyusal zevklerinin tadını çıkardıktan ve dindar eylemlerinin meyvelerini tükettikten sonra, bu ölümlü gezegene geri dönerler. Üç Veda'nın ilkelerine uyarak duyusal tatmin arayanlar, yalnızca tekrarlanan doğum ve ölüme ulaşırlar.
Açıklama: Bu ayette Krişna, cennet dünyasına ulaşmak için Veda ritüellerini takip eden ve adaklar sunanların cennet zevklerinin tadını çıkardıklarını, ancak bu zevklerin geçici olduğunu açıklar. Hak ettikleri şeyler tükendiğinde, ölümlü dünyaya geri dönerler ve yeniden doğum ve ölüm döngüsüne katılırlar.
9-22
Fakat bölünmemiş bir adanmışlıkla sürekli olarak Bana tapanlar, Aşkın biçimimi düşünenler için – onlara eksik olanı Ben getiririm ve sahip olduklarını korurum.
Açıklama: Bu ayette Krişna, bölünmemiş bir zihin ve tam bir adanmışlıkla kendisine hizmet edenlere verdiği sözü vurgular; onların ihtiyaçlarını karşıladığını ve hem ruhsal hem de maddi refahı sağladığını belirtir. Onların ihtiyaçlarıyla ilgilendiğini ve hem ruhsal hem de maddi refahı sağladığını belirtir.
9-23
İnançla başka tanrılara hizmet edenler, ey Kunti'nin oğlu, aslında Bana taparlar, ancak bunu yanlış yaparlar.
Açıklama: Bu ayet, insanların inançla farklı tanrılara tapabilmesine rağmen, en eksiksiz yolun İlahi kaynağa – Krişna'ya – doğrudan ibadet etmek olduğunu ve bu ibadetin yanlış olduğunu öğretir çünkü doğrudan Yüce Rab'be yönelik değildir. Tüm Tanrılar Krişna'nın tezahürlerinin bir parçası olsa bile, O'na doğrudan adanmışlık tam kutsamalara ve ruhsal kurtuluşa götürür. Ancak ibadetleri tam değildir çünkü doğrudan yüce Tanrı olarak Krişna'ya yönelerek doğru şekilde yapılmaz.
9-24
Ben tüm adakların tadını çıkaran ve Efendiyim, ama beni gerçekte bilmeyenler yoldan saparlar.
Açıklama: Bu ayette Krişna, tüm adak ve ritüellerin nihai alıcısı ve tadını çıkaranın Kendisi olduğunu, ancak insanların bunu bilmediğini açıklıyor. Sonuç olarak, tüm eylemlerinin İlahi kaynağa - Krişna'ya - yönelik olduğunu anlamadıkları için gerçek ruhsal yoldan saparlar.
9-25
Tanrıları tapanlar tanrılar arasında doğar; ataları tapanlar atalara gider; hayaletlere ve ruhlara tapanlar bu varlıklar arasında doğar; ve bana tapanlar benimle yaşar.
Açıklama: Bu ayette Krişna, insanın hedeflediği ve taptığı amaca ulaştığını, çeşitli varlıklara tapanların bu varlıkların seviyesine ulaştığını, ancak Krişna'ya tapanların O'nun ebedi meskenine ulaştığını açıklıyor. Farklı ibadet nesneleri farklı hedeflere götürür ve insan neye taparsa, o yere veya varlığa ulaşır.
9-26
Eğer biri bana yaprak, çiçek, meyve veya suyu adanmışlıkla sunarsa, kalbi temiz olanın bu sunusunu kabul ederim.
Açıklama: Bu ayette Krişna, en basit sununun bile, eğer adanmışlık ve temiz bir kalple yapılırsa, memnuniyetle kabul edildiğini açıklıyor. Bu düşünce, İlahi'nin pahalı veya karmaşık fedakarlıklar gerektirmediğini, aksine gerçek bir adanmışlık ve sevgi istediğini vurgular. Bu düşünce, materyal değerlere odaklanmak yerine, fedakar hizmet ve Tanrı'ya güveni uygulamaya davet ederek, Tanrı için önemli olanın hediyenin maddi değeri değil, onu veren sevgi ve adanmışlık olduğunu belirtir.
9-27
Ey Kunti'nin oğlu, ne yaparsan yap, ne yersen ye, ne adak adarsan veya bağışlarsan, ne tür çilecilik yaparsan yap - bunların hepsini bana bir adak olarak yap.
Açıklama: Bu ayette Krişna, insanın tüm eylemlerinin - ister sıradan ister kutsal olsun - Tanrı'nın şerefine yapılması gerektiğini belirtir. Bu, insanın tüm hayatının, eğer eylemlerini İlahi olana adamak niyetiyle yaparsa, ruhsal bir uygulamaya dönüşebileceği anlamına gelir.
9-28
Bu şekilde, eylemlerin bağlarından ve onların iyi ve kötü meyvelerinden kurtulacaksın. Aklında bu vazgeçme ilkesiyle, kurtulacaksın ve bana geleceksin.
Açıklama: Bu ayette Krişna, insanın hem olumlu hem de olumsuz eylem sonuçlarına kendisini bağlayan eylem bağlarından nasıl kurtulabileceğini öğretir. Kurtuluş, bencil arzulardan vazgeçme ve ruhsal disiplin (İlahi ile birlik) yoluyla gerçekleşir. İnsanın aklı Tanrı ile birleştiğinde, ruhsal özgürlüğe ve İlahi bilince ulaşır.
9-29
Ben tüm varlıklara karşı eşitliyim; ne benden hoşlanmayan biri var, ne de özellikle sevdiğim biri. Ama bana adanmışlıkla tapanlar bendendir ve ben de onlardanım.
Açıklama: Bu ayet, Tanrı'nın herkese karşı eşit olmasına rağmen, gerçek adanmışlık ve ibadetin İlahi ile özel bir bağ yarattığını, Tanrı'ya adanmışlıkla tapanların O'nda olduğunu ve O'nun da onlarda olduğunu öğretir. Kalple tapanlar Tanrı'nın varlığını hayatlarında hissedebilir ve O'nunla birlik duygusu yaşayabilirler. Adanmışlık, Krişna ile ruhsal birliğin anahtarıdır.
9-30
En büyük günahları işlese bile, adanmış hizmetle meşgul olan biri, kutsal sayılmalıdır, çünkü doğru yolda gitmeye kararlıdır.
Açıklama: Bu ayet, insanın tam bir adanmışlıkla Tanrı'yı takip etmeye karar verirse, hiçbir geçmişin ruhsal gelişimini engelleyemeyeceğini, en büyük günahkarın bile Tanrı'ya gerçekten teslim olursa kutsal olabileceğini öğretir. İnsan hatalarından kurtulabilir ve kalbi gerçekten Tanrı'ya adanmışsa, doğru bir kişi olabilir. Adanmışlık ve kalp temizliği ruhsal kurtuluşun anahtarıdır.
9-31
O çabucak doğru olur ve kalıcı huzura ulaşır. Ey Kunti'nin oğlu, güvenle ilan et ki, Benim bhaktam asla yok olmaz.
Açıklama: Bu ayette Krişna, geçmişte hata yapmış veya kötü davranmış olanların bile, eğer kendilerini tam bir adanmışlıkla Tanrı'ya adarlarsa, çabucak doğru olacağını ve ebedi huzura ulaşacağını vurgular. Tanrı'ya dönen adanan, hatalarından arınır ve İlahi nimete ulaşır. Krişna, O'nun adananının asla kaybolmadığını ve yok olmadığını, çünkü korunduklarını ve yönlendirildiklerini teyit eder.
9-32
Ey Partha, bana sığınanlar, kökenleri ne olursa olsun - kadınlar, tüccarlar, işçiler ve hatta günahkar ailelerde doğanlar bile - en yüksek amaca ulaşabilirler.
Açıklama: Bu ayette Krişna, İlahi lütfun doğum veya sosyal statülerinden bağımsız olarak herkese açık olduğunu, geleneksel olarak toplumun daha az ayrıcalıklı grupları olarak kabul edilenlerin bile, eğer Krişna'ya sığınırlarsa, en yüksek ruhsal amaca ulaşabileceklerini açıklar. Kasta, cinsiyet veya toplumsal rol, insan adanmışlıkla Krişna'ya yönelirse, ruhsal amaca ulaşma fırsatlarını kısıtlamaz. Krişna, Arjuna'ya Partha olarak hitap ederek, Tanrı'ya adananın toplumun her kesiminden gelebileceğini ve hepsinin ruhsal yolda eşit olduğunu vurgular.
9-33
O halde, bu geçici, acılarla dolu dünyada sevgi ve adanmışlıkla bana hizmet eden dürüstler, rahipler, adanmışlar ve kutsal yöneticiler ne kadar yücedirler.
Açıklama: Bu ayette Krişna, toplumda yüksek saygı gören ve ruhsal olarak gelişmiş olan din adamları ve kraliyet bilgelerinin (kutsal yöneticiler) bile kendilerini Tanrı'ya ibadete adamaya çağrıldığını, böylesine yüksek mevkideki kişilerin bile Tanrı'ya sığınıyorsa, o zaman bu geçici ve acılarla dolu dünyada yaşayan sıradan insanların bunu ne kadar daha fazla yapması gerektiğini vurgular. Bu gibi kutsal ve bilge olarak kabul edilen insanlar Tanrı'ya tapıyorsa, o zaman özellikle dünyanın geçici ve acılarla dolu doğası göz önüne alındığında, herkes yapabilir ve yapmalıdır.
9-34
Her zaman Beni düşün, Benim adanmışım ol, Bana tap ve önümde eğil. Tamamen Bana odaklanarak, kesinlikle Bana geleceksin.
Açıklama: Bu ayette Krişna, insanın Kendisine nasıl ulaşabileceğini ve İlahi ile nasıl bir olabileceğini açıklıyor. Bu ayet, bir insanın Tanrı'ya yaklaşmasına ve ruhsal kurtuluşa ulaşmasına izin veren dört önemli uygulamayı ortaya koymaktadır. • Her zaman Beni düşün - Krişna, insanın her zaman ruhsal olarak Kendisine odaklanmasını ister. Bu, sürekli tefekkür ve düşünceleri İlahi olana odaklamak anlamına gelir. • Benim adanmışım ol - İnsan, gerçek bir sevgi ve bağlılıkla Krişna'ya tapmalıdır. Adanmış, Tanrı'ya hizmet etmek ve O'nunla birlik içinde olmak için yaşayan kişidir. • Bana tap - Krişna insanları, sevgi ve saygıyla Tanrı'ya ritüeller, ruhsal uygulamalar ve adaklar sunmak anlamına gelen O'na tapmaya teşvik eder. Bu, sadık hizmet yoluyla ruhsal büyümeye götüren bir yol olan bağlılığın ruhsal disiplinidir. • Önümde eğil - Krişna, Arjuna'yı önünde eğilmeye teşvik eder ki bu da alçakgönüllülüğü ve Tanrı'ya tam güvenmeyi sembolize eder. Tanrı'nın önünde eğilmek, bir insanın egosundan vazgeçtiğinin ve kendini tamamen Tanrı'ya sunduğunun bir işaretidir. Sevgiye ve teslimiyete dayanan böyle bir ruhsal yol, insanın Tanrı'ya geleceğini, tamamen Krişna'ya odaklanan bir insanın kesinlikle O'na geleceğini garanti eder. • Böylece Bana geleceksin - Bu dört uygulamayı yerine getirerek, insan Tanrı'ya ulaşacak ve O'nunla birleşecektir. Bu, İlahi bilince ve maddi bağımlılıklardan kurtuluşa giden yoldur. • Çünkü Benim senin nihai hedefin - Krişna, insanın nihai hedefi Tanrı ise, kesinlikle İlahi bilince ulaşacağını vurgular.
-1- -2- -3- -4- -5- -6- -7- -8- -9- -10- -11- -12- -13- -14- -15- -16- -17- -18-